Türkçe alhassanain Özel İslami Düşünce ve Kültür Yayın Sitesi

Mutluluk Küçük Şeylerde Saklı



Mutluluk Küçük Şeylerde Saklı

Bütün yeni evli çiftlerin en büyük arzusu, evliliklerinin gelecek yıllarında ilk günkü gibi, mutlu, sıcak ve huzurlu geçmesidir. Yeni evlenenler genelde ilk başlarda uyum içerisinde, tamamen sevgi ve anlayış üzere mutlu yaşarlar, fakat ne yazık ki yıllar geçmesiyle çok az çift bu mutluluklarını koruya bilmektedirler. Evliliklerini sürekli ilk günkü gibi yaşatmasını başarabilenler, bunun biraz fedakârlık birazda ilgiyle olduğunu anlamışlardır.

Bu anlamda eşlerin birbirleriyle ilgilenmeleri ve birbirlerine değer vermeleri şart, ancak bu şartla evlilikler ilk günkü heyecanını koruya bilecektir. Bu ilgi de düzenli bir şekilde her gün gösterilmelidir. Arada sırada yahut belli günlerde ilgi ve alaka göstermek kesinlikle yeterli olmayacaktır.

Evlilik, çiçekler, ağaçlar, eşsiz güller ve değişik güzellikleri içinde barındıran bir bahçeye benzer, bahçenin bu güzelliğinin koruna bilmesi için her gün ilgilenmek gerekir, eğer bir gün ilgilenilmezse ve gereken bakım sağlanılmazsa elbette ki bahçe harap olacaktır. Gereken özenin gösterilmediği her gün, bahçe biraz daha çürümüşlüğe yüz tutacaktır. Kadın da erkek de birbirleri için özen gösterip, her gün ilgilenmeleri gereken bir gül gibidir, siz ne kadar ilgilenseniz yeşilliğini ve her bakışta gönlü ferahlatan güzelliğini o kadar koruyacaktır. Bu da hiç şüphesiz mutluluk getirir.

İlginç olanı, bu ilgilenmelerde yapmamız gerekenlerin çok küçük şeyler olmasıdır, öyle ki bazen bize göre çok önemsiz ve basit gelmektedir. Oysa bir çiçeğin yaşam kaynağı olan su gibi, bu küçük ve kimi zaman basit gözüken işler evliliğin yaşam kaynağıdır, suyudur.

Yaşamınızda sürekli aşkı var eden ve evlilikleri yeşillendiren bu küçük noktalardan bir kaçına değinmeye çalışalım:
En az günde bir defa teşekkür edin

Bir arkadaşınız, akrabanız, sevdiğiniz hatta hiç tanımadığınız birisi sizin için küçükte olsa bir iş yaptığı zaman hemen teşekkür edersiniz. Acaba tüm yaşamını sizin mutluluğunuz için çalışmayla geçiren eşiniz hiç mi küçük bir teşekkürü hak etmiyor?

Kocanız erkenden işe gitmekte, akşama kadar en zor işlere katlanmakta, sırf karısı ve çocuğu için. Yorgun argın eve geldiğinde güler yüzle “hoş geldin” demek, sonrasında bir bahaneyle zahmetlerinin farkında olduğunuzu belli ettirecek bir teşekkür etmek gerekmez mi? Yahut karınız, siz eve geldiğinizde rahat edebilmeniz için gün boyu durmaksızın ev işlerini yapmakta, öyleyse bunları görerek en azından bir yemek sonrası teşekkür edebilirsiniz. Siz demeden çöpü dışarı bıraktı, yapmış olduğu bu iş size değer verdiğini gösterir, kesinlikle onun görevi olduğunu düşünmeyin. Bu durumda sizin de yamanız gereken teşekkür etmektir, sadece bir kelime, “teşekkürler” demektir.


Eşinizi övün

Her insan övülmekten hoşlanır, kalpten başkalarını övmek onların sizi sevmesini sağlayacaktır. Özellikle de erkekler, karılarının onları övmesini çok isterler ve bu çok hoşlarına gider. Bunun için eşler, karşı tarafın en ufak bir başarısını büyüterek hemen övmelidirler, sık sık güzel işlerini hatırlayarak iltifatta bulunmalıdırlar. Eşinizi önemsizleştirdiğiniz ölçüde, siz de kaybedersiniz. Eşinize verdiğiniz değer, eşinize kazandırdığınız değerdir.“İdeal erkek ideal kadını ve ideal kadın da ideal erkeği” inşa eder.

Sevginizi gösterin

Sevgi, sonradan eğitimle öğrenilen teorik bir bilgi değildir. O, ancak yaşanarak öğrenilebilir. Unutmayalım, “Sevmek zoru başarmaktır!” karı koca da çocuk gibidir, herkesin sevgiye ihtiyacı vardır. Sevginin yaşı zamanı olmaz. Başta eşler birbirlerine sevgilerini göstermelidirler ki, hem gayri meşru zevklerden birbirlerini sakındırsınlar, hem de gösterdikleri bu sevgi ile çocuklarına ve çevresindeki sevdiklerine sevgi verebilsinler. Yani sevgiyi yaşasınlar ki sevgi öğretmeni olabilsinler. Sevgimizi göstermek, ispat etmek ayıp değil, günah da değil, bilakis yüce Rabbimizin hoşuna giden en güzel ibadetlerden biridir.

Unutmayın, ne yaparsanız onu bulacaksınız, yaptığınız işler iyi ya da kötü sonuçta size dönektir. Siz eşinize ne kadar değer verip severseniz o da sizi o denli sevecektir. Eğer sevilmek istiyorsanız, eğer evliliğinizde huzur ve sıcaklığı korumak istiyorsanız sevginizi gösterin. Bazen sözlü olarak ve bazen de davranışlarınızla.. en azından günde bir defa eşinize “seni seviyorum” diyebilmelisiniz yahut iş yerindeyken bir telefon açıp veya bir mesaj gönderip sevginizi göstere bilmelisiniz.

Verdiğiniz sözleri tutun

Hepimizin bildiği gibi evlilikte, eşler arasında en önemli husus güvenmektir. Bir söz verdiyseniz ne pahasına olursa olsun yerine getirin aksi takdirde eşinizin size olan güveni azılır, yerine getirmeniz ise bilakis güven arttır.


Eşinizi dinleyin

Evlilikler her gün sonrasında daha bir rutinleşmekte, bunun üstesinden gelip, evliliği yeniden canlandırıp diri önce dinlemeyi öğrenmelisiniz. Çünkü dinlemek sevginin, fedakârlığın, değer vermenin önemli belirtisidir. Kişi dinlenildiğini hissettiğinde, anladığında hem mutlu, olur hem de ruhsal olarak kendini daha iyi hisseder. Eşinizle aranızdaki dinleme becerisini geliştirebildiğiniz oranda ilişkiniz daha güçlü, daha doyurucu bir hal alacaktır.

Öyleyse, bazen televizyonu kapatın, bir bahaneyle, bir soruyla konuşmaya çalışın, tasdik anlamında bazen başınızı sallayın, yüzünüzdeki mimiklerle konuşmaya katılarak söylenenleri karşılıksız bırakmayın. Eşlerden biri konuştuğunda, diğeri televizyon seyredip, gazete okumamalı. Ya da bu tarz meşguliyetler içindeyse kısa süre de olsa meşguliyetlerine ara verip, eşini dinlemeyi tercih etmeli.

Eşler aralarındaki iletişimde birbirlerini doğru anlayabilmeleri için birbirinin sözünü kesmemelidir ki, diğeri ne söylemek istediğini eksiksiz anlatabilsin ve de incinmesin. İletişim yaşanırken erkekler bir an önce problemleri çözüme ulaştırmak isterken, kadınlar daha çok anlaşılmak ister.

Unutmayalım ki, her şey gibi evlilik de, sevgi de, iletişim de, sabır, ilgi, alınteri ve emek ister.

Evlilik Hayatı: Dr. Rahmani

Eşler Birbirlerine Karşı Nasıl Davranmalı?

1- Sürekli eşinize karşı olumlu düşüncüler içinde olun ve unutmayın ki, o Allah’ın size vermiş olduğu bir emanettir ve bu emaneti iyi koruyun.

2- Eşinize iyi davranın, ona saygı gösterin ve sevginizi göstermekten çekinmeyin.

3- Birbirinize ve sizin eşinize karşı yapmanız gereken vazifelerinizi iyice öğrenin ve bunları en güzel şekilde uygulamaya çalışın.

4- Eşler, aileyi sevgi ortamına dönüştürmelidirler. Evinizde her zaman sevgi hâkim olsun.

5- Çocukların karakterleri ailede şekillenmektedir ve kazandıkları karakter sayesinde gelecek yaşamlarının mutlulukları oluşmaktadır. Bu yüzden onları doğru eğitin, çocuklarınızla olan ilişkilerinizi samimiyetle güçlendirin.

6- Sizin için en değerli insan eşiniz olmalıdır, herkesten çok ona değer verin.

7- Eşinizi potansiyel olarak üstün özelliklere sahip olacak ve kendisini geliştire bilecek birisi olarak görün.

8- Evliliğin felsefesinden biride, eşlerin insani kemaller yolunda birbirlerinin yardımcısı olmasıdır. Eşinizin kendisini geliştirmesini gönülden isteyerek, çaba harcayın. Bunun için gereken her şeyi hazırlayıp, yapmaya çalışın. Böylelikle aile yuvanız monotonluktan kurtulup, sürekli yeniliklerle canlı kalacaktır.

9- Siz ona sevgi gösterin ve onunda size sevgi göstermesini sağlayın. Sevginizi karşılıklı olarak kalben, sözlü ve patrikte gösterin.

10- Sevginizi göstermek sadece dilde kalmasın, bunu uygulamaya dökün. Örneğin doğum gününde, evlilik yıldönümünde mutlaka bir hediye alın, ara sıra elinizde bir demet çiçekle eve gelin.

11- Eşinizin güzel yönlerini tespit edin, bunları görmezden gelmeyin, yeri geldiğinde onun bu güzel yönlerini kendisine söyleyin. Onun olumlu özelliklerinden sürekli överek bahsedin, bu şekilde birbirinize karşı sevginizi çoğaltın ve yuvanızı sıcak tutun.

12- Eşinizle uyuştuğunuz ortak düşünce ve ruhi özelliklere önem verin, ikinizde de güzel düşünce ve hal hareketlerin gelişmesini sağlayın. Birlikte kendinizi geliştirmek, güzel ahlaki sıfatları kazanıp ve kötü sıfatları da uzaklaştırmaya gayret edin.

13- Her zaman eşinizle uyum içerisinde olmaya çalışın, anlaşmazlıklara düşmekten uzak durun. Bunun yolu da “iyi duymak ve iyi dinlemekten” geçer, kafanızdaki önyargıları bir kenara bırakarak, önce düşüncelerini açıklamasına izin verin.

14- Eşinizin çok özel birisi olduğuna inanmalısınız. O sayısız güzel ve olumlu yönlere sahiptir, bunları görün ve her gördüğünüzde, ondaki gelişmeleri her fark ettiğinizde onu methedin.

15- Onun nasıl düşündüğünü, nelerden hoşlanıp, neleri sevmediğini ve isteklerinin ne olduğunu öğrenmeye çalışın. Daha sonra onun güzel ve mantıklı isteklerini karşılamaya çalışın. Onun isteklerini hemen önceden fark edin ve size demesine gerek kalmadan yapmış olun.

16- Bir birinize karşı saygı ve ihtiram sınırlarını koruyun, yersiz tartışmalarla aranızdaki perdeyi yırtmayın. Bir sorun olduğu zaman konuşarak halletmeye çalışın, önerinizi ona söyleyin, yine tartışmaya devam ettiği zaman susmayı tercih edin.

17- Her sözünüzün, kullandığınız her kelimenin karşı tarafın psikolojisinde olumlu veyahut olumsuz çok büyük etki bıraktığını unutmayın. Her zaman sevgi dolu, samimice, yumuşak bir şekilde konuşmaya çalışın. Tatlı dilli olmak ve saygı göstermekle her şeyin üstesinden gelinecektir. Kesinlikle hakaret edici, kötü kelimeler ve aşağılayıcı bir şekilde konuşmayın.

18- Eşinize karşı her zaman gerçekçi olun. Hiçbir zaman ona yalan söylemeyin. Birçok ailenin mutlu olmaları ve birbirleriyle anlaşmalarının nedeni sadakatlerinde gizlidir.

19- Evin idaresine önem verin ve alacağınız kararlarda birlikteliği koruyun. Evdekilerin her birinin görevi belli olsun.

20- Hiçbir zaman herkesi ilgilendiren kararları tek başınıza vermeyi, eşinizin ve çocuklarınızın da görüşlerine başvurun.

21- Evliliğin kalıncılığı, devamı ve sıcak mutluluğu için bazen kendi isteklerinizden vazgeçin. Ailenizin mutluluğu için fedakârlıktan çekinmeyin.

22- Asla inatçı olmayın, eşinizle yarışmak yerine; aynı düşünmeye, samimiyetle, arkadaş gibi davranmaya çalışın. İnanın çoğu zaman ailevi sorunların en büyük nedeni eşinize karşı inat yapmanızdır, eşlerin birbirine karşı inatla hareket etmesi birçok sorunu da peşi sıra getirecektir. Onu olduğu gibi kabul edin.

23- Eşiniz üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışmayın, orta halli olmaya çalışın ve aşırıya gitmeyin.

24- Dünya da hiçbir iki insanın aynı olmadığını kabul edin, her insan diğerinden farklıdır. Eşinizle her hususta uyuşacağınız fikrini aklınızdan çıkarın, onun düşüncesi, anlama kabiliyeti ve beğendiği şeyler sizinkinden çok farklı olabilir. Aynı olmayı yavaş yavaş oluşturmaya çalışın, aranızdaki farklılıklar bir birinizi tamamlayıcı olabilir.

25- Kesinlikle kendinizi eşinizden üstün görmeyin, unutmayın ki o sizin hayat arkadaşınıdır. Eğitiminiz, kariyeriniz, maddi imkânınız ve ailevi konumunuz daha da sizin, tevazu ve alçakgönüllülüğünüzü çoğaltmalıdır. Özelliklede eğitim yönünden ilerlemenizde ve maddi yönden gelişmenizde eşinizin katkısı çoksa.

26- Evlilikte her şeyin ortaklaşa olduğunu kabul edin, işleri ve kararları tek başınıza yapmayın, eşiniz ve çocuklarınızdan da yardım alın. Kadın ve erkek evlenerek ortak bir yaşam kurmalarıyla en önemli hayat sermayeleri olan kalplerini, ruhlarını, duygularını, isteklerini, maddi ve manevi tüm imkânlarını ortaya koymuşlardır, birbirlerini kabul ederek, onaylayarak, birbirlerine destek olarak ortaklığın en güzel örneğini oluştura bilirler. İyi bir müdür, beraber çalıştıklarının potansiyel güçlerinden en güzel şekilde faydalananlardır, sizde eşinizin ve çocuklarınızın yeteneklerinden hem yararlanın ve hem de gelişmesi için ortam hazırlayın.

27- Eşinizin iş hayatını, kariyerini, ekonomik durumunu, psikolojik, fiziksel ve yaşsal durumunu iyice tanıyın. Onu her yönüyle tanıdıktan sonra evde ve dışarıda yardımcısı olun. Hastalandığında, hamile olduğu zamanlarda, doğum sonrasında yahut yolculuğa çıktı zaman hemen onun yardımına koşun ve yaşamın zorluklarını beraberce paylaşarak mutluluğa ulaşın.

28- Hiçbir zaman ev işlerini önemsiz, basit ve dışarı işlerini çok zor olarak kabul etmeyin. Eşinizin evde yapmış olduğu işlerin sizin için ne kadar değerli ve önemli olduğunu ona anlatın. Siz onun işlerini takdir ettikçe, o daha çok severek yapacaktır, böylelikle aranızdaki sevgi bağıda çoğalacaktır.

29- Tabi ki öncelikle ev işlerinde eşinize yardım etmeniz gerekir, ama eğer çok yorgunsanız veya başka nedenlerden dolayı ona yardım edemiyorsanız, hiç olmazsa yardım etmek istediğinizi belli ettirin. Sizin her işte onunla beraber olduğunuzu inandırmalısınız.

30- Ev idaresinde, “evin reisi erkektir” veya “ evde kadının sözü geçer” gibi yanlış düşüncelere kapılmayın, evde her zaman “haklılık hâkimdir” diye düşünün. İmam Bakır’ın (a.s) buyurmuş olduğu:

“Sizin zararınıza dahi olsa her zaman hakkı söyleyin.”

Hadisine inanın, evlilik yaşamında da bunu uygulamayan çalışın. Kadın ve erkek hiç biri kendi düşüncesi ve hoşlandığını başkasına yükleyemez. Doğru olanı, hak olanı ister kadın söylesin ister erkek diğerinin kabul etmesi gerekir.

31- Kulaktan duyma sözlere hemen inanmayın, bir konu veya birisi hakkında söylenenlere hemen inanmak yerine gerçekçi yollardan iyice araştırdıktan sonra kararınızı verin. Bu sizin her konuda doğru, bağımsız ve mantıklı kararlar vermenizi sağlayacaktır.

32- Hayattan daha çok keyif almak için, her zaman güler yüzlü, iyi ahlaklı ve sevecen olmaya çalışın. Hiçbir zaman suratı asık ve morali bozuk bir şekilde olmayın. Kendiniz hep neşeli olun ve eşinizi de neşeli kılmaya çalışın. Olumsuz düşüncelerin ailenize hâkim olmasına izin vermeyin, menfi düşünmek tüm mutluluğunuzu elinizden alacaktır.

33- Geçmiş sıkıntı ve üzücü olayları aklınıza getirmeyin ve sürekli bunu eşinizle paylaşmayın. Şimdiki anınızı en güzel şekilde yaşamaya çalışın ve geleceğe dair ümitsizliğe kapılmayın.

34- Akıllı insan başkalarının tecrübelerinden faydalanandır. Sizde başkalarının güzel veya kötü tecrübelerinden yararlanın, onların düşmüş olduğu hataları tekrarlamayın ve başarılı, mutlu ailelerden elinizden geldiği kadar yararlanın.

35- Hiçbir zaman aşırı beklenti içerisinde olmayan, özellikle eşinizle ilgili beklentilerde onun imkânını ve konumunu göz önünde bulundurun. Yersiz ve aşırı beklentiler sizi içinden çıkılmaz ailevi sorunlara sürükleyecektir. Hiçbir zaman başkalarını kendinize örnek almayın, onların sahip olduklarına ulaşma arzusu içinde olmayın, gösteriş meraklısı olmak, eşinizle aranızda birçok sorun çıkaracaktır. İstekleriniz hususunda öncelikle eşinizin durumunu göz önünde bulundurun ve sonra gerekli olanları isteyin.

36- Normal ve sağlıklı bir evlilik için bazen göz yummayı, bazen de affetmeyi öğrenmeniz gerekir. Eşlerin birbirlerinin küçük hatalarını görmezden gelmesi, özür dilendiğinde hemen kabul etmesi hoşa gitmeyen tavır ve davranışları anlayışla karşılaması evliliği çok sağlam temeller üzere kuracaktır. Eşler ancak bu şekilde bir birlerini sevebilir ve evlilikte mutluluğu yakalaya bilir.

37- Herkes hatalıdır, herkesin bir takım yanlışları olabilir, siz hataları görmezden gelen kusurları örten olmalısınız. Kılı kırk yarmak ve hep akla geldikçe kusurları yüze vurmak, daha çok nefreti peşi sıra getirecektir.

38- Eğer eşinizin bir yanlışını onu düzeltmek için söylemeniz gerekiyorsa, öncelikle onun iyi yönlerini anlatmakla başlayın, daha sonra eleştirmeye başlayın.

39- Bir birbirinize karşı hep güvene bilmek için, evinizin sırlarını dışarı taşımayın. Evde olup bitenleri başkasına açmak eşinizin size karşı olan güvenini sarsacaktır.

40- İsteklerinizin karşılanması için asla emrederek konuşmayın.

41- Değişik kitaplar okuyarak, ilmi toplantılara katılarak, başarılı insanların bilgilerinden yararlanarak kendinizin eşinizin ve çocuklarınızın kültürünü geliştirmeye çalışın. Hayatın tüm zorluklarıyla başa çıkabilmek için ailenin tüm fertlerine öz güveni aşılamaya çalışın.

42- Eşinizle konuşurken tamamen sakin ve soğukkanlı olun, sinirlenmemeye çalışın, sinirlenmeye başladığınızı fark eder etmez konuşmayı hemen bırakın.

43- Sinirlendiğinizde Hz. Ali’nin (a.s) şu sözünü hatırlayın: “ Sinirlendiğin zaman cezalandırma, emretme, karar verme.”

44- Dışarıda ve işteki sorunlarınızı eve taşıyarak, evin huzur ve mutluluğunu yok etmeyin. Eve girerken tüm sıkıntılarınızı kapının dışında bırakın ve güler yüzle ailenizle buluşun.

45- Kendinizden ve ailenizden olumsuz düşünceleri uzaklaştırmaya çalışın. Sürekli gelecek kaygısı içerisinde olmak sizi boşu boşuna üzecek ve olan mutluluğunuzu da elinizden alacaktır.

46- Her gün sizin için en önemli işlerden bir de; eşinizle beraber oturmak, konuşmak, görüş alışverişinde bulunmak olmalıdır. İşlerinizin çokluğu, akrabalar, çocuklar ve diğer meşguliyetler sizi eşinizden uzaklaştırmasın.

47- En büyük hayat felsefeniz olumlu düşünmek olmalıdır. Olumlu düşünün ve en zor şartlarda bile yaşamın güzel yönlerini görün.

48- Hz. Ali (a.s) şehit olurken, son olarak şöyle vasiyet etti: “Hepinize programlı olmayı ve takvalı olmayı vasiyet ediyorum.” Her gününüz için belirlenmiş programınız olur ve onu uygularsanız birçok sorununuzda hallolacaktır, ayrıca bu şekilde ömrünüzden daha çok faydalanacaksınızdır.

49- Bir birinize ilgi gösterin, sevdiğinizi belli ettirin ve evliliğinize sevginin en yüksek şekilde hâkim olmasını sağlayın.

50- Yaşamın hiçbir anında Allah’ı unutmayın, özellikle eşinize ve çocuklarınıza davranışta hep Allah’ı hatırlayın. İnsan sadece Allah’ı andıkça, onun emirlerini uyguladıkça mutlu olabilir, asi takdirde sorun ve mutsuzluk insanın yakasını asla bırakmaz.

“Kalpler sadece ve sadece Allah’ı anmakla huzur bulacaktır.”

Görüş ve önerileriniz

Kullanıcı Yorumları

Yorum yok
*
*

Türkçe alhassanain Özel İslami Düşünce ve Kültür Yayın Sitesi