Türkçe alhassanain Özel İslami Düşünce ve Kültür Yayın Sitesi

İSLAM'DA CİNSELLİK



BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Araştırmacı : Ferhat Aktaş


İSLAM'DA CİNSELLİK-1

Yaşam insanların kendi ihtiyaçlarını karşılamalarından başka bir şey değildir.Bu sayede insan kendini mutlu hissettiği gibi başkalarınıda bu mutlulukta şerik kılar.

Yaşamın bu şekilde açıklanması belki bazılarına göre çok maddeci bir şekil almış olabilir fakat gerçek bundan farklı bir şey değildir.İnsan yaşamı boyunca herşeyin en iyisi ve

en güzeli peşinde koşar durur ve buna yetişmek için bir çok fedakarlıkta bulunduğu gibi kazandığı şeylerin karşısına geçer ve yaratıcısı gibi feteberakellah ehsenul halikin sözünü içten içe söyler.

Eğer bu ihtiyaçları sıralamak istersek buna ne vakit ve nede kağıt kalem yeter.Bu yüzden bunlardan bir tanesini belkide en önemlisini şimdi siz değerli okurlarımızla paylaşmak istiyoruz.
Bu ihtiyaç ne belirli bir zamana ve ne mekana bağlıdır.Herhangi bir kavme veya bir ırka has bir şey olmadığı gibi kadın erkek,yaşlı genç de tanımaz.

Bu ihtiyacın adı, ilk insanın yaratılışından bu yana insanoğlunun maddi ve manevi lezzetlerinin sigortası olan cinselliktir.
Bu ihtiyacı kısaca şöyle tarif etmek mümkündür.Cinsellik insanın yaşamdaki en temel haz verici gereksinimlerinden (ihtiyaç)biridir.Hazzın yanı sıra türlerin devamı da ancak cinsellik ve üreme ile olanaklıdır.Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın ön koşulu sağlıklı sürekli yakın ve

sıcak bir ilişkidir.Böylece insanın kendini ve karşısındakini bedensel ruhsal olarak tanıması kabullenmesi olabilecek en üst düzeyde yakınlaşması hem zevk alıp hem zevk verebilmesi mümkün olur.

Cinsellik bu dünya üzerindeki sevginin arzunun hazzın kedinden geçmenin şefkatin btünlüğün sınırsızlığın imkanlarının zorlandığı en özel yaşantılardan biridir.

Bu dürtüden sürekli bir ihtiyaç olarak bahsetmemizin sebebi,yemek yemek , su içmek gibi insanın olmazsa olmazlarından biri olduğu içindir.Herşeyde olduğu gibi bunda da yapılan bazı hatalar ,

yalnışlar ve aşırılıklar, bu vesileyle alınan lezzetlerden geçerek sahibini geri dönülmez uçurumlara sokar.Öyle bir hale gelirki ,ilk başlarda lezzet alıp zevkin doruk noktasına çıktığını zanneden insan,

onun düşüncesiyle dahi muztarip olur.Ve tek istediği şey bu ihtiyacı herkesin yaşadığı gibi yaşayıp normal olan lezzeti almaktan başka birşey değildir.

Fakat yapmaması gereken şeyleri yapması veya yapması gereken şeyleri yapmaması onu bu hale sokmuştur.Daha doğrusu İslamın,insanların huzuru ve rahatı için öngördüğü emir ve

nehiyleri bırakıp kendi heva ve hevesine göre hareket eden insanların bu konu hakkında söyledikleri ve hiçbir ölçüsü olmayan şeylerin peşinden sürüklenmek,doyumsuz bir nefisle onu başbaşa bırakmıştır.

Allah'ın,bütün emir ve nehiylerinde olduğu gibi yarattığı iki karşı cins arasında koyduğu kurallar ve çizdiği sınırlarda da hikmetler vardır.Bunlardan bir tanesi insandaki tahrik noktasını kontrol altına almak ve onu belli bir noktada hareketsiz tutmaktır.

Bu konu hakkında ileride daha fazla açıklama yapılacaktır.Allah kadın ve erkeği birbirlerini tamamlayan iki varlık olarak tanımlıyor.

و من آیاته ان خلق لکم من انفسکم ازواجا لتسکنوا الیها و جعل بینکم موده و رحمه ان فی ذالک لآیات لقوم یتفکرون

---------------------
Rum:21
----------------------


İSLAM'DA CİNSELLİK 2

Cinsellik, tarih boyunca insanların yaş ve cinsiyet gözetmeksizin müptela oldukları bir ihtiyaçtır.Bu yüzden onu en ideal şekilde yaşamak ve başkalarının haklarına tecavüz etmeden doyuma ulaşmak islamın emirlerinden bir tanesidir.

Şunu da belirtmek gerekir ki cinsellik mevzusu islam dinine ve müslümanlara has bir mesele değildir.Fakat bu dürtüyü dizginlemek,daha doğrusu sağlıklı bir cinsel hayatı insanlara sunmanın tek yolu islamın emirlerine eksiksik amel etmekten geçmektedir.

Tabi bunları yaşarken de tahrik noktası denilen doyum sınırının haddini aşmaması en önemli unsurdur.Geçen yazımızda bahsettiğimiz rum suresinin 21.ayetinin açıklamasına geçmeden önce tahrik noktası hakkında biraz daha fazla açıklama yapmak istiyorum.

İnsan,yaratılışı gereği karşı cinse meyillidir.Erkek ise kadında,kadın ise erkekte olan bazı duygular bu dürtüyü doyurucu niteliğe sahiptir.Tahrik noktasının hareket etmesi

ve yukarılara çıkması da bu tür meselelerle tanışıldıktan hemen sonra başlar ve buna sebep olan bir çok etken vardır.Tabi bunda yaşanılan ortam ve anne baba çok büyük bir rol oynar.

Örneğin çevresinde onun bu dürtüsünü uyandıran , tahrik edici sahneleri görmesi veya şeytanın en büyük tuzaklarından olan ve onlarca ülkenin ekmek teknesi haline gelen pornografik yayınlar vs. bunlardandır.

Bu tuzağa düşen bir genç için değişik sahneleri görmek ve tahrik edici filmleri izlemek onda inanılmaz bir haz uyandırdığı gibi sürekli tekrarlanan müstehcen sahneler de en

az o kadar sıkıcıdır ve bu belki de düştüğü batakta onun aşağılara doğru, tahrik noktasının ise yukarılara doğru çekildiğinin en büyük kanıtıdır.

Çünkü tahrik noktası dediğimiz o şey, hareket etmeye başlamış ve yaşının da vermiş olduğu bir çeşit özgürlük hissinin yardımıyla hızla yukarılara doğru tırmanmaya başlamıştır.

Hepimizin, yakından uzaktan anakentlerden uzakta yaşayan insanlarla aşinalığımız vardır. Özellikle köylerde yaşayan insanlarda tahrik noktası bilinçli veya bilinçsiz yukarılara çıkmaz.

Bunun sebebi onların televizyon, dergi, gazete veya internet aracılığıyla beyinlere dayatılan tahrik edici sahnelerden, anakentlerde yaşayanlara nispetle daha uzak kalmış olmalarıdır.

Özgürlük, insanın en değerli hazinesidir. Fakat cinsellikte özgürlüğün manası esirlikten başka bir şey değildir. Bu şekilde bir özgürlük sahibine acı ve kederden başka hiçbir şey vermediği gibi onu,

en doğal ihtiyacı olan ve zatında var olan cinsel lezzet alma hissinden uzaklaştıracak ve zamanla bu ihtiyaç hayatında anlamsız ve boş bir şeyden başka bir mana taşımayacaktır.

Tahrik noktasının yeni hareket etmeye başladığı zamanlarda şer'i olmayan yollarla doyumun doruk noktasına çıktığını zanneden şahıs için, bir süre sonra karşı cinsten aldığı lezzetler özelliksiz ve

renksiz gelmeye başlayacak ve sonuç olarak cinsel bozukluklar baş gösterecektir. Fakat şunu söylemek gerekir ki bu bozuklukların tek sebebi sabit tutulması gereken o noktanın çok yukarılara çıkmış olmasıdır.

Çünkü bu dürtünün asılı olduğu tahrik noktası sabit tutulmadığı zaman, her türlü imkâna sahip bir şahıs bile, köyünde üç beş koyuna bakarak geçimini sağlayan ve

hiçbir lüksü olmayan bir köylünün kendi eşinden aldığı cinsel lezzeti, güzelliği için servet harcayan eşinden alamadığı gibi bu miktar onun için ulaşılması güç bir şey olacaktır.

Kendini yenilikçi ve modern olarak dünyaya tanıtan ülkeler, bugün bu sorunu kendi halklarında görmüş ve buna çare aramaya koyulmuşlardır. Ne yazık ki buldukları çareler sorunu alevlendirmekten başka bir işe yaramamıştır.

İnsana şah damarından daha yakın olan Allah-u tela, Rum suresinin 21.ayetinde şöyle buyuruyor

و من آیاته ان خلق لکم من انفسکم ازواجا لتسکنوا الیها و جعل بینکم موده و رحمه ان فی ذالک لآیات لقوم یتفکرون


Allame tabatabai bu ayetin tefsirinde şöyle diyor:

''Kadın ve erkek bir birlerini tamamlamak için yaratılmış iki varlıktır. Kemale doğru gitmenin yolu birbirlerine doğru hareket ederek eksikliklerini tamamlamak olduğundan aralarında bir çeşit ihtiyaç hali doğar ve bu hal, birbirlerine karşı duydukları şehvettir. Bu vesileyle sükûnete ererler.''

Zayıf ve eksik olarak yaratılan çiftler, kemale ulaşmak için birbirlerine muhtaçtırlar. Allah'ın çiftler arasında yarattığı muhabbet ile birbirlerine yakınlaşır ve kemal yolunda hareketlerini devam ettirirler.

Fakat bu hareketin yolunu kesen şey, bu ihtiyacı normalin üstünde ve aşırıya kaçarak gidermektir. Başka bir tabirle cinsel lezzetlerde maymun iştahlı olmayı, sağlıklı ve düzenli bir cinsel hayata tercih etmektir.



BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Araştırmacı : Ferhat Aktaş


İSLAM'DA CİNSELLİK-1

Yaşam insanların kendi ihtiyaçlarını karşılamalarından başka bir şey değildir.Bu sayede insan kendini mutlu hissettiği gibi başkalarınıda bu mutlulukta şerik kılar.

Yaşamın bu şekilde açıklanması belki bazılarına göre çok maddeci bir şekil almış olabilir fakat gerçek bundan farklı bir şey değildir.İnsan yaşamı boyunca herşeyin en iyisi ve

en güzeli peşinde koşar durur ve buna yetişmek için bir çok fedakarlıkta bulunduğu gibi kazandığı şeylerin karşısına geçer ve yaratıcısı gibi feteberakellah ehsenul halikin sözünü içten içe söyler.

Eğer bu ihtiyaçları sıralamak istersek buna ne vakit ve nede kağıt kalem yeter.Bu yüzden bunlardan bir tanesini belkide en önemlisini şimdi siz değerli okurlarımızla paylaşmak istiyoruz.
Bu ihtiyaç ne belirli bir zamana ve ne mekana bağlıdır.Herhangi bir kavme veya bir ırka has bir şey olmadığı gibi kadın erkek,yaşlı genç de tanımaz.

Bu ihtiyacın adı, ilk insanın yaratılışından bu yana insanoğlunun maddi ve manevi lezzetlerinin sigortası olan cinselliktir.
Bu ihtiyacı kısaca şöyle tarif etmek mümkündür.Cinsellik insanın yaşamdaki en temel haz verici gereksinimlerinden (ihtiyaç)biridir.Hazzın yanı sıra türlerin devamı da ancak cinsellik ve üreme ile olanaklıdır.Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın ön koşulu sağlıklı sürekli yakın ve

sıcak bir ilişkidir.Böylece insanın kendini ve karşısındakini bedensel ruhsal olarak tanıması kabullenmesi olabilecek en üst düzeyde yakınlaşması hem zevk alıp hem zevk verebilmesi mümkün olur.

Cinsellik bu dünya üzerindeki sevginin arzunun hazzın kedinden geçmenin şefkatin btünlüğün sınırsızlığın imkanlarının zorlandığı en özel yaşantılardan biridir.

Bu dürtüden sürekli bir ihtiyaç olarak bahsetmemizin sebebi,yemek yemek , su içmek gibi insanın olmazsa olmazlarından biri olduğu içindir.Herşeyde olduğu gibi bunda da yapılan bazı hatalar ,

yalnışlar ve aşırılıklar, bu vesileyle alınan lezzetlerden geçerek sahibini geri dönülmez uçurumlara sokar.Öyle bir hale gelirki ,ilk başlarda lezzet alıp zevkin doruk noktasına çıktığını zanneden insan,

onun düşüncesiyle dahi muztarip olur.Ve tek istediği şey bu ihtiyacı herkesin yaşadığı gibi yaşayıp normal olan lezzeti almaktan başka birşey değildir.

Fakat yapmaması gereken şeyleri yapması veya yapması gereken şeyleri yapmaması onu bu hale sokmuştur.Daha doğrusu İslamın,insanların huzuru ve rahatı için öngördüğü emir ve

nehiyleri bırakıp kendi heva ve hevesine göre hareket eden insanların bu konu hakkında söyledikleri ve hiçbir ölçüsü olmayan şeylerin peşinden sürüklenmek,doyumsuz bir nefisle onu başbaşa bırakmıştır.

Allah'ın,bütün emir ve nehiylerinde olduğu gibi yarattığı iki karşı cins arasında koyduğu kurallar ve çizdiği sınırlarda da hikmetler vardır.Bunlardan bir tanesi insandaki tahrik noktasını kontrol altına almak ve onu belli bir noktada hareketsiz tutmaktır.

Bu konu hakkında ileride daha fazla açıklama yapılacaktır.Allah kadın ve erkeği birbirlerini tamamlayan iki varlık olarak tanımlıyor.

و من آیاته ان خلق لکم من انفسکم ازواجا لتسکنوا الیها و جعل بینکم موده و رحمه ان فی ذالک لآیات لقوم یتفکرون

---------------------
Rum:21
----------------------


İSLAM'DA CİNSELLİK 2

Cinsellik, tarih boyunca insanların yaş ve cinsiyet gözetmeksizin müptela oldukları bir ihtiyaçtır.Bu yüzden onu en ideal şekilde yaşamak ve başkalarının haklarına tecavüz etmeden doyuma ulaşmak islamın emirlerinden bir tanesidir.

Şunu da belirtmek gerekir ki cinsellik mevzusu islam dinine ve müslümanlara has bir mesele değildir.Fakat bu dürtüyü dizginlemek,daha doğrusu sağlıklı bir cinsel hayatı insanlara sunmanın tek yolu islamın emirlerine eksiksik amel etmekten geçmektedir.

Tabi bunları yaşarken de tahrik noktası denilen doyum sınırının haddini aşmaması en önemli unsurdur.Geçen yazımızda bahsettiğimiz rum suresinin 21.ayetinin açıklamasına geçmeden önce tahrik noktası hakkında biraz daha fazla açıklama yapmak istiyorum.

İnsan,yaratılışı gereği karşı cinse meyillidir.Erkek ise kadında,kadın ise erkekte olan bazı duygular bu dürtüyü doyurucu niteliğe sahiptir.Tahrik noktasının hareket etmesi

ve yukarılara çıkması da bu tür meselelerle tanışıldıktan hemen sonra başlar ve buna sebep olan bir çok etken vardır.Tabi bunda yaşanılan ortam ve anne baba çok büyük bir rol oynar.

Örneğin çevresinde onun bu dürtüsünü uyandıran , tahrik edici sahneleri görmesi veya şeytanın en büyük tuzaklarından olan ve onlarca ülkenin ekmek teknesi haline gelen pornografik yayınlar vs. bunlardandır.

Bu tuzağa düşen bir genç için değişik sahneleri görmek ve tahrik edici filmleri izlemek onda inanılmaz bir haz uyandırdığı gibi sürekli tekrarlanan müstehcen sahneler de en

az o kadar sıkıcıdır ve bu belki de düştüğü batakta onun aşağılara doğru, tahrik noktasının ise yukarılara doğru çekildiğinin en büyük kanıtıdır.

Çünkü tahrik noktası dediğimiz o şey, hareket etmeye başlamış ve yaşının da vermiş olduğu bir çeşit özgürlük hissinin yardımıyla hızla yukarılara doğru tırmanmaya başlamıştır.

Hepimizin, yakından uzaktan anakentlerden uzakta yaşayan insanlarla aşinalığımız vardır. Özellikle köylerde yaşayan insanlarda tahrik noktası bilinçli veya bilinçsiz yukarılara çıkmaz.

Bunun sebebi onların televizyon, dergi, gazete veya internet aracılığıyla beyinlere dayatılan tahrik edici sahnelerden, anakentlerde yaşayanlara nispetle daha uzak kalmış olmalarıdır.

Özgürlük, insanın en değerli hazinesidir. Fakat cinsellikte özgürlüğün manası esirlikten başka bir şey değildir. Bu şekilde bir özgürlük sahibine acı ve kederden başka hiçbir şey vermediği gibi onu,

en doğal ihtiyacı olan ve zatında var olan cinsel lezzet alma hissinden uzaklaştıracak ve zamanla bu ihtiyaç hayatında anlamsız ve boş bir şeyden başka bir mana taşımayacaktır.

Tahrik noktasının yeni hareket etmeye başladığı zamanlarda şer'i olmayan yollarla doyumun doruk noktasına çıktığını zanneden şahıs için, bir süre sonra karşı cinsten aldığı lezzetler özelliksiz ve

renksiz gelmeye başlayacak ve sonuç olarak cinsel bozukluklar baş gösterecektir. Fakat şunu söylemek gerekir ki bu bozuklukların tek sebebi sabit tutulması gereken o noktanın çok yukarılara çıkmış olmasıdır.

Çünkü bu dürtünün asılı olduğu tahrik noktası sabit tutulmadığı zaman, her türlü imkâna sahip bir şahıs bile, köyünde üç beş koyuna bakarak geçimini sağlayan ve

hiçbir lüksü olmayan bir köylünün kendi eşinden aldığı cinsel lezzeti, güzelliği için servet harcayan eşinden alamadığı gibi bu miktar onun için ulaşılması güç bir şey olacaktır.

Kendini yenilikçi ve modern olarak dünyaya tanıtan ülkeler, bugün bu sorunu kendi halklarında görmüş ve buna çare aramaya koyulmuşlardır. Ne yazık ki buldukları çareler sorunu alevlendirmekten başka bir işe yaramamıştır.

İnsana şah damarından daha yakın olan Allah-u tela, Rum suresinin 21.ayetinde şöyle buyuruyor

و من آیاته ان خلق لکم من انفسکم ازواجا لتسکنوا الیها و جعل بینکم موده و رحمه ان فی ذالک لآیات لقوم یتفکرون


Allame tabatabai bu ayetin tefsirinde şöyle diyor:

''Kadın ve erkek bir birlerini tamamlamak için yaratılmış iki varlıktır. Kemale doğru gitmenin yolu birbirlerine doğru hareket ederek eksikliklerini tamamlamak olduğundan aralarında bir çeşit ihtiyaç hali doğar ve bu hal, birbirlerine karşı duydukları şehvettir. Bu vesileyle sükûnete ererler.''

Zayıf ve eksik olarak yaratılan çiftler, kemale ulaşmak için birbirlerine muhtaçtırlar. Allah'ın çiftler arasında yarattığı muhabbet ile birbirlerine yakınlaşır ve kemal yolunda hareketlerini devam ettirirler.

Fakat bu hareketin yolunu kesen şey, bu ihtiyacı normalin üstünde ve aşırıya kaçarak gidermektir. Başka bir tabirle cinsel lezzetlerde maymun iştahlı olmayı, sağlıklı ve düzenli bir cinsel hayata tercih etmektir.

Görüş ve önerileriniz

Kullanıcı Yorumları

Yorum yok
*
*

Türkçe alhassanain Özel İslami Düşünce ve Kültür Yayın Sitesi